CDPR Polonya’dan Çıkan Yeni Blizzard’mı ve GOG Nedir?

 

Öncelikle şu yaz sıcağında tel kadayıf olma potansiyelimizin bulunduğu ortamlardan herkeze merhabalar efenim.. İyisinizdir iyi değil mi? Sormuyorum o yüzden zati, hadi biz usulca konumuza geçelim o zaman.. 🙂 Daha öncesinde Valve’den, yaptığı işlerden, Half Life’dan ve bacasız fabrika satış platformu Steam’in den bahsetmiştik değil mi. Evet şimdi geldik diğer bir ayağa yani benim için bahsedilmeye değer, son yılların satış ve oyuncu dostu yaklaşımlarıyla piyasayı baya bir sallayan şirketi CDPR’a. Öncelikle CDPR, Polonya menşeili bir şirket. Zamanında 2 arkadaşın Marcin Iwiński ile Michał Kiciński kurduğu bir şirket.. Bu iki kafadar ortaokul sıralarında başlamışlar işe ve o dönemde ki 90’ların başına tekabül ediyor. Sonra ki yıllarda Polonya’da telif yasasının da çıkması sebebiyle, yani bizdede bir zamanlar olan sokak başında ki korsancı abiler gibi iş yapmışlar ilk zamanlar. Sonrasında sıkıntı olmasın diye resmi bir şirket titri alarak CDPR’ı kurmuşlar. Bayağı da başarılı olunmuş o dönem de. Yerelleştirme işinde dönemin devleri Interplay’e ve CRPG’nin babaları Black Isle ve Bioware ile çalışmışlar. Hatta o dönem Baldurs Gate’lerin yayıncısı olan Interplay’den Baldur’s Gate’in resmi satışları için 3000 kopya satış garantisi ile yerelleştirme hakkını istemişler. İlk anda, ya sizin piyasa küçük arkadaş nasıl yapacaksınız 3000 satışı denmişse de, hadi bir şans tanıyalım da denmiş gençlere.. Sonrası ayrı bir başarı öyküsü zaten, yerelleştirme hakkı alınmış ama gelen ön sipariş isteği 3000 değil  15.000’leri bulmuş. Sene sonunda ise satış grafiği 50.00 ler civarı ki, dönem dediğimiz gibi kopya işinin çok yoğun olduğu bir dönem. Ve de Polonya gibi çok büyükde bir pazarı olmayan bir ülkeden bahsediyoruz..

İki arkadaş Allah’ın sevdiği kullarıymış herhalde ki işleri bu kadar yaver gitmiş.!!! Yani rivayet odur ki isimlerindeki CD Project Red’in CD kısmı bildiğiniz CD Rom isimli meteryale ithaf edilmiş.. Adamlar işlerini o kadar seviyorlar ki geldikleri yeri bile unutmuyorlar..

 

 

Witcher 1: Oyun Yapmaya Başlama ve Piyasayı Sarsma Dönemi

Gel zaman git zaman Interplay ve Bioware’le arası iyi olduğu için CDPR ekibi sonraki dönemde Bioware’in tüm işlerini çevirmiş. Polonya da Planecape Tormentler, Fallout’lar Ice Wind Dale’ler falan. Sonrasında biz yaparız arkadaş deyip çok sevdikleri Polonyalı yazar Andrey Sapkowski’nin destansı epik fantastiği Witcher serisini oyunlaştırmaya karar veriyorlar. Bioware’in Infinity oyun motorunuda lisanslıyorlar abiler bir güzel, çünkü aralar iyi ya Bioware ile. Oyun 2007 civarında çıktığında çok reklamsız, çok sade ve de sessiz çıkıyor. Ama etkisi öyle değil tabi, çok büyük. Yapı olarak daha çok eski kafa eski tip diyebileceğimiz CRPG’leri andırdığı için, dönemde eski kafa CRPG’lerin son dönemleri gibi olduğundan. Kitap serisinden bi haber olan CRPG tutkunları bile oyunun hastası oluyor ve oyunun kalitesi kulaktan kulağa yayılıyor. CDPR’ın bu ilk projesi oyun yapımı adına hiçbir şey bilmeden girdikleri piyasada hem ilk iş olarak onlara çok büyük tecrübe kazandırıyor; hem de oyunculara, oyuncu gibi satış yapmanın değerini kavratıyor. Ki işin GOG ayağına geldiler mi bunun bayağı kaymağını yiyecek abiler.. Bu arada Witcher 1 ve ünlü canavar avcımız Geralt Of Riva’nın başlangıç hikayesinden hiç bahsetmedim çünkü o bahsi diğer bir konu ve de zaten oyun dünyasıyla ilgili olan birinin Witcher oyun serisinden haberi vardır değil mi.. Sadece şundan bahsedeyim ilk oyun kitap serisinin sonrasını anlatıyor.. Geraltın hafıza kaybıyla ilgili bir sorunu vardır ve olaylar gelişir..

 

 

Witcher 2: Assasins Of Kings ve GOG Yayına Başlıyor

Ve geldik CDPR’ın diğer bir aşaması ve bu aşamayla birlikte çıkan Witcher 2 oyununa. Bu arada GOG CDPR’ın çok yakın tarihli bir oluşumu. Steam’in 2010 civarında patlayıp piyasayı değiştirmesinden sonra zaten asli işleri olan oyun dağıtımcılığını biz niye böyle yapmıyoruz ya diye düşünen CDPR ekibi, yeni bir dijital platformun adımını atıyorlar. Kurulması vede yaygınlaşması Steam’den çok daha çabuk oluyor GOG’un. Tabi bir Steam kadar tüm piyasayı ele geçirmiş durumda değil, o kadar uzun boylu değiller yani. Ama Steam’in küçüğü, kardeş platformu gibi olarakta bayağı iş yapıyorlar diyebiliriz. GOG’un açılımı God old Games yani eski kaliteli oyunlar gibi bir manaya geliyor. İsminin yayın politikalarıyla ilgisi var çünkü. GOG’da eskinin klasik DOS oyunları, Windows’a gelen eski klasikler, hatta bazen eskinin arcade ya da atari salonu dediğimiz oyunları da platformda yerini alabailiyor. Ücretlendirme de ona göre tabi, klasiklerin en babası 10 doların üstüne çıkmıyor hiçbir zaman. Her ne kadar Steam kadar sürekli indirim dönemi olmasa da yaz kış indirimleri ve ara dönem indirimleri ile Steam’e rahmet okutacak indirimlerde yapıyorlar abiler.. Birde en güzel yani DRM’dir, şifredir koruma salaklıklarıyla uğraşmıyorsunuz. Siteden aldığınız oyun sizin oluyor istediğiniz pc den istediğiniz kadar indirebiliyorsunuz. Yeter ki orta karar bir Pc’niz birde orta karar netiniz olsun. Oyunlarınızı istediğiniz şekilde indirebilirsiniz öyle kısıtlama engelleme gibi durumları yok yani.. Dedik ya; abiler oyuncu dostu oyuncu babası diye..

Gerçi son dönemde bağımsızlar ve bazı büyük oyunlarda satılıyor sitede, yani sadece eskiler yok. CDPR’ın kendi oyunlarıda var tabi. Witcher serisi ve bahsedeceğim 2. oyun Asassin’s Of the King. Oyun 2012’de geldi ve GOG’da yayınlandığı dönem hem bahar indirimleri dönemiydi zannedersem, hemde ilk oyunu oynamamış ben gibi garibanlara ilk oyunu da oynama şansı verecek bir seçenekti. Tabi dururmuyum bir çok klasikle birlikte Witcher 2 yi de aldım. Ki şuan ki GOG kütüphenemin yarısı o dönemden alınmadır diyeyim, nasıl bir alışveriş durumu olmuştur Steam’in indirim dönemlerinden tahayyül edersiniz artık.. 2. oyun daha çok kişiye hitap etmek için biraz daha aksiyon ve RPG’ye kaydı. Ama tabii bu CDPR’ın Witcher 2’sinin, hem aksiyonu hemde RPG elementlerini çok iyi kullanmasını ve üstüne de 3. oyunla ayyuka çıkacak olan açık dünya konseptini hafiften yedirmesini engellemedi. 2. oyunda bayağı gürültü çıkardı piyasada anlayacağınız. Öyle ki artık kendinden sonra gelecek RPG oyunlarını kendine benzetme raddesinde bir beğeniye dönüştü.. CDPR artık 2. oyunuyla ismini sağlamlaştırdı yani anlayacağınız. Hem GOG’da ki, oyuncu sever tarzları hemde 2. oyunlarıyla; “Arkadaş biz bu piyasayı değiştiririz” tecrübesiyle CD Project Red’den çıkacak olan babam olsa yenir tarzına evrilmeye başladı olay.. Niye Yeni Blizzard mı acep diye attığımız başlık anlaşılmıştır umarım.. Bu arada GOG’dan bu kadar bahsettik madem tecrübe etmek isteyen olur diye alta sitenin linkini de bırakıyorum..

 

https://www.gog.com/

 

Witcher 3 Wıld Hunt : CDPR Oyun Piyasasının Zirvesinde

Efendim yazımızın son perdesine geldik. Şimdilik efsane bir kapanışla son oyunları 19 Mayıs 2015’te oyun marketlerinin raflarına ve dijital marketlere düştü. Oyun tabi dijital bir yayın ağıda olan GOG’un sahibi CDPR’ın kendi yayın ağında da paylaşıldı. Ama ne paylaşma, oyun E3 2014’te gözüktüğünde insanların aklı uçtu “Abi cidden bu garfikler gerçek olabilirmi idi” ? Hele ki o cennetten çıkma gibi duran ortam ve manzararalar, oyuncu denilen varlıkları ve oyun camiasını kendinden aldı diyebilirim. Tabi oyunun 1 yıl sonra çıkış yapacağının duyurulması haliyle üzdü insanları. Ama sevgiliye kavuşulacaksa beklenen zaman ve duyulan hasret bekleyen için ayrıca bir değer oluyor. Gel zaman git zaman yıllardan 2015 ve aylardan da şubat zamanıydı. 2014 E3’te şubatta gelecek denilen oyun Mayıs’a ertelendi. Bazı teknik aksaklıklar sebebi ve bug fix dönemi için 3 ay lazım bize dendi. Oyun piyasası çok bilmişleri durur mu? CDPR, tadımlık oyun içi uzun bir tanıtım yayınlamıştı o ara ve ortalık yine karıştı. Yok efendim siz adam mı kandırıyorsunuz, bu görüntülerde düşüşmü yaptınız, niye bu kadar farklı gözüküyor diye. Konuşanın haddi hesabı yok.. Adamlar, “Ya arkadaş biz oyunu o dönem konsol seviyesine çekemediğimiz için üst düzey bir pc de hazırladığımız görüntülerle verdik ama oyunun görüntüleri bunun bir tık altı o kadar atla deve bir değişim yok yani” demeye çalıştılar ama nafile dinletmek ne mümkün ağzı olan konuşuyordu anlayacağınız.. Tabi CDPR’da “he he” deyip oyun çıkış zamanına kadar başkada bir açıklama yapmadı. Açıkca “Oğlum bak oyun budur” demeye getirip piyasanın ağzına terlikle vururuz diye de yanına eklediler. Ama içlerinden tabii. 🙂 O kadar efendi insanlardı kendileri. Ama vurdular da adeta, oyun 2015’in Mayıs itibariyle çıktı. Ve ne çıkış yaptı oyun, abi dedik hep bir ağızdan. Hiçbir mecra tek çift kötü bir laf edilemedi. Oyuna methiyeler, iltifatlar gırla.. Düşündüm de acaba o çok bilmişler aynaya bakıpda hallerini düşünmüşler midir?

Her neyse biz konumuza dönelim. Oyun eleştirilemiyordu, çünkü herkez hipnotize olmuş gibi oyunun dünyasına saatlerini gömdü ve eleştirecekte vakitleri olmadı anlayacağınız. 🙂  Mesela kendimden örnek vereyim, herhalde harddiskim de hiç silinmemecesine duracak gibi gözüküyor. Neredeyse 2015 Mayıs’ından beri 1.5-2 sene zaman geçmesine rağmen. 1-2 format harici hiç silmedim, ara ara dönüyorum çünkü hala bitiremediğim bir Blood & Wine paketi var daha. Bir de 495 küsür saatlik bir oyun süresi artık gerisini siz anlayın.. Wild Hunt düzinelerce ödül aldı ve birde çıktığı yılın en iyi listelerinde ilk birden aşağı hiç inmedi. Hatta öyle ki bazı kesimlerce son yılların en iyi, bence ise tüm zamanların en iyi RPG oyunlarından biri. Oynamadıysanız çok büyük bir hazineyi kaçırıyorsunuz tavsiyedir. Konsol yada uygun formatta bir Pc’niz varsa sakın atlamayın.. Son oyun CDPR’ın Witcher Geralt Of Riva’nın macerasının son perdesi idi. Yani bundan sonra Witcher’a oyun çıksa dahi ki bu 2020’den aşağı olmayacak. Çünkü CDPR’ın kafası bayağı yoğun. Kendileri de açıkladı yakın tarihli yeni bir Witcher oyunu beklemeyin diye.. Hele ki Geralt’la ilgili bir hikaye hiç beklemeyin dediler. Çünkü Geralt’ın hikayesi son gelen 2 hikaye ek pakediyle bitti dediler. Yeni karakterler gelebilir, Witcher dünyası geniş bulunur birileri gibisinden muallak bir açıklamayla şimdilik Witcher serisinin hikayesi son gelecek bir kart oyunu harici bitmiş bulunuyor anlayacağınız.

 

GWENT Card Game

Kısaca bundan da bahsedip yazıyı tamamlıyoruz efenim. yoksa Volkan kesecek beni abi napıyorsun diye.. 🙂 E oldu olacak destan niyetine kitap falan basalım da diyebilir yani. Der mi der ben olsam derdim yani.. 🙂 CDPR tarihçesi diye böleriz be Volkan olmamı.. 😉

Evet daha fazla cıvımadan ben konuya geleyim.. CDPR’ın ana uğraştığı proje şuan Cyberpunk 2077 diye devasa heyula gibi bir şey aslında. Witcher 3 çıkmadan önce başlamıştı o proje. Ama çok kapsamlı ve bayağıda büyük bir iş olduğu için önceliği W3’e verdiler. CP2077 beklemeye alındı biraz ki çıkışı 2019 civarı gözüküyor, oda en erken.. Daha bayağı bir süre var  anlayacağınız.. Tabi o oyun şimdilik bizim konunun dışı, o başka bir yazının konusu olarak kalsın biz dönelim Gwent’e.. Witcher 3’ün her şeyi çok güzeldi de en çok kafa patlattığın şey ne idi diye sorarsanız, O 495 saatin en azından 25 ya da 30 saatinin nereye gittiği.. Hiç çekinmeden bu küçücük içi dolu turşucuk kart oyununa gitti diyebilirim. Niye derseniz haritalarda alınacak kartlar, her haritada farklı tarzda ustasından abi gel bir el Gwent atak diyen çömezine kadar milyon tane tip ve her kart oyunu ayrı bir macera dersem anlaşılır herhalde..

Witcher 3’ün içinde neredeyse ayrı bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz. Evet aynen öyle ve CDPR’da oyunun bu potansiyelini farketmiş olacak ki, çok değil 2016’nın ortaları civarı Gwent’in kendine ait ayrı bir oyunu olacağını ilan ettiler.. Yani yine Witcher dünyasında geçen bir Single Player senaryo, 5 fraksiyon ayrı oyun destesi ve bayağı değişmiş mekaniklerle 2017 son çeyrekte yada 2018 başı gibi gelecek. Ama ondan önce de deneyimlemek isterseniz imkanınız var. GOG’da açık betada şu an için. Ha bir de oyun Blizzard’ın Heartstonu gibi Free to Play olacak. Yani satıştan bir ücret alınmayacak, sadece oyun içi alımlara ücret ödenecek. Onlarda öyle olmazssa olmaz şeyler değil kozmetik malzemeler oyuna neredeyse hiç ücret ödemezseniz dahi tüm yönleriyle oynayabileceksiniz yani.. Ee CDPR bu oyuncu dostu dedik yaa.. 🙂

Evet gelelim yazımızın son kısmına bu bir başarı öyküsü arkadaşlar. Polonyalı 2 genç kafadarın Marcin Iwiński ile Michał Kiciński’nin 90’ların başından oyun sevdaları ve oyuncu yönleri sebebiyle kurdukları bir oyun yapım şirketi CD Project Red, sonrasında gelen 3 oyunluk fantastik destansı bir seri Witcher serisi, dijital bir oyun dağıtım platformu ve son sene itibariyle oyun piyasasının en çok kazanan ilk 10’una girme başarısı ki japon devi Capcom’u da geçmiş abiler. Tabi asıl veri, milyonlarca seven ve her gelen oyunuyla ödüllere doymayan bir ekip sizce bu başarı vede azmin zaferi değilde nedir? Birde başarı tesadüf müdür yoksa tevafukmu sorusunun cevabını öğrenmek istiyorsanız da çok uzağa bakmayın sadece Witcher serisinin bu özverili yapımcılarına bakmanız yeterli..!!

 

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid